Türkiye’nin dış ticaret performansı, yılın ilk sekiz ayında iller bazında belirgin bir tablo ortaya koydu ve Ticaret Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre ocak-ağustos döneminde ülke genelinde ihracat geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 4 oranında artış göstererek 185 milyar dolara ulaştı. Bu artış, küresel ticaretteki dalgalanmalara ve bölgesel risklere rağmen ihracatçı illerin direncini koruduğunu gösterirken, yıllıklandırılmış ihracat rakamı ise yüzde 4,2’lik bir yükselişle 280,3 milyar dolara çıkarak ülke ekonomisinin dış satımdaki istikrarlı seyrini teyit etti. Söz konusu dönemde 56 ilin ihracatını artırması ve 25 ilin 1 milyar doların üzerinde dış satım gerçekleştirmesi, ihracat tabanının coğrafi olarak ne kadar genişlediğini ve Anadolu’nun üretim kapasitesinin dış pazarlara ne ölçüde yansıdığını ortaya koyuyor.
Ağustos ayı özelinde illerin performansı incelendiğinde, İstanbul’un açık ara liderliğini sürdürdüğü görülüyor ve Bakanlık istatistiklerine göre İstanbul, 5 milyar 503 milyon dolarlık ihracatla ilk sırada yer aldı. İstanbul’u 3 milyar 122 milyon dolarla Kocaeli, 1 milyar 842 milyon dolarla İzmir, 1 milyar 423 milyon dolarla Bursa ve 1 milyar 241 milyon dolarla Mersin takip ederken, Tekirdağ, Ankara, Gaziantep, Sakarya ve Manisa ise ikinci beş il arasında yer alarak ihracat sıralamasında üst basamaklarda tutunmayı başardı. Bu tablo, sanayi altyapısı güçlü olan illerin dış satımda belirleyici bir rol oynadığını ve bölgesel üretim merkezlerinin ihracat kapasitesini koruduğunu gösteriyor.
İhracatın ülke bazında dağılımı, illerin pazar çeşitliliği açısından farklı stratejiler izlediğini ortaya koyuyor ve İstanbul’un en fazla ihracat yaptığı ülke 986 milyon 101 bin dolarla İsviçre olurken, bu ülkeyi 479 milyon 727 bin dolarla ABD ve 336 milyon 420 bin dolarla Birleşik Arap Emirlikleri izledi. Kocaeli’nin en büyük pazarı 304 milyon 910 bin dolarla İngiltere olarak kaydedilirken, bu ülkeyi 280 milyon 591 bin dolarla Almanya ve 179 milyon 400 bin dolarla ABD takip etti. İzmir ise en fazla ihracatı 177 milyon 652 bin dolarla Almanya’ya gerçekleştirdi; bu ülkenin ardından 169 milyon 126 bin dolarla ABD ve 144 milyon 824 bin dolarla İspanya geldi. Söz konusu veriler, illerin farklı coğrafyalara yönelik ticaret ağlarını ve pazar çeşitliliğini gözler önüne seriyor.
Yılın ilk sekiz ayında ihracatını en fazla artıran il ise 1 milyar 185 milyon dolarlık artışla Ankara oldu ve başkenti 1 milyar 22 milyon dolarlık artışla Kocaeli, 960 milyon dolarlık artışla Bursa, 655 milyon dolarlık artışla Mersin ve 479 milyon dolarlık artışla Yalova izledi. Bu dönemde gerçekleştirilen toplam ihracat artışının yüzde 45’ini Ankara, Kocaeli ve Bursa’nın sağlaması, söz konusu illerin ülke ihracatındaki ağırlığını ve üretim kapasitesini net biçimde ortaya koyuyor. Özellikle Ankara’nın gösterdiği performans, başkentin ihracat yapısında savunma, makine ve yazılım gibi katma değerli sektörlerin payının arttığına işaret ediyor.
Ağustos ayına özel ihracat artış rakamları, bazı illerin ivme kazandığını gösteriyor ve geçen yılın aynı ayına göre ihracatını en fazla artıran il 634 milyon dolarlık artışla İstanbul oldu. İstanbul’un ardından Mersin 467 milyon dolarlık artışla ikinci sırada yer alırken, onu 444 milyon dolarlık artışla Kocaeli, 109 milyon dolarlık artışla Balıkesir ve 96 milyon dolarlık artışla Sakarya takip etti. Bu dönemde ihracat artışının yüzde 87,5’inin İstanbul, Mersin ve Kocaeli tarafından gerçekleştirilmesi, söz konusu üç ilin kısa vadeli dalgalanmalara karşı ne kadar belirleyici olduğunu gösteriyor. Bu tablo aynı zamanda ihracat artışının belirli merkezlerde yoğunlaştığını ve bölgesel dengenin güçlendirilmesi gerektiğini de gündeme getiriyor.
Sektörel bazda bakıldığında, otomotiv, makine ve kıymetli taşlar gibi alanlarda illerin performansı dikkat çekiyor ve ağustos ayı itibarıyla Türkiye’nin ihracatına en fazla katkı yapan ilk üç fasıl arasında 87’nci fasıl olan motorlu kara taşıtları yer alıyor. Bu durum, otomotiv sektörünün ihracattaki lokomotif rolünü sürdürdüğünü ve il bazında istihdam ile üretim kapasitesini doğrudan etkilediğini gösteriyor. Makine ve kıymetli taşlardaki ihracat performansı da dikkate alındığında, illerin katma değerli ürünlerde uzmanlaşma eğiliminin arttığı anlaşılıyor ve bu gelişme, Türkiye’nin küresel tedarik zincirindeki konumunu güçlendirmesi açısından önemli bir gösterge olarak değerlendiriliyor.





