Küresel piyasalar, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz politikasına ilişkin belirsizliğin gölgesinde yeni bir haftaya girerken, gelişmekte olan ülke para birimleri de bu belirsizlikten payına düşen dalgalanmayı yaşıyor ve Türk lirası, uzun süredir alışıldık hale gelen yükseliş eğilimini bu kez daha ölçülü bir tempoda sürdürüyor. Yatırımcıların büyük bölümü, haftanın en kritik başlığı olan Fed toplantısına odaklanmış durumda ve bu nedenle büyük kararlar öncesinde pozisyonlarını fazla zorlamamayı tercih ediyor. Dolar/TL, gün içinde önceki kapanışın hemen üzerinde bir bantta hareket ediyor ve sabah saatlerinde 48,6400 seviyesinden işlem görüyor; bu tablo, kurun dünkü kapanışına kıyasla yüzde 0,1 civarında sınırlı bir artışa işaret ediyor.
Dünkü seansı yükseliş yönünde tamamlayan dolar/TL, günü yüzde 0,2’lik bir artışla 48,6170 seviyesinden kapatmıştı ve bugün sabah saat 09.45 itibarıyla kur, önceki kapanışın yüzde 0,1 üzerinde 48,6400 seviyesinde bulunuyor. Aynı dakikalarda avro/TL ise yüzde 0,1 azalışla 56,1190’dan, sterlin/TL ise yüzde 0,2 düşüşle 65,5720’den işlem görüyor; bu görünüm, doların avro ve sterlin karşısında sınırlı da olsa değer kazandığını, ancak bu hareketin henüz belirgin bir yön değişikliğine dönüşmediğini ortaya koyuyor. Yatırımcıların büyük bölümü, Fed’in yarın açıklayacağı kararları ve bankanın ileriye dönük mesajlarını beklemeden güçlü pozisyon almak istemiyor ve bu temkinli tutum, kurun dar bir bantta kalmasına yol açıyor.
Fed’in faiz politikası, küresel varlık fiyatlamasının ana yönlendirici unsuru olmayı sürdürüyor ve ABD Merkez Bankasının en son faiz artırımını Temmuz 2023’te gerçekleştirmiş olması, piyasalarda uzun bir duraklama döneminin ardından yeni bir sıkılaştırma döngüsünün başlayıp başlamayacağı sorusunu gündemde tutuyor. Bankanın yarın açıklayacağı kararlar ve vereceği ileriye dönük mesajların piyasalarda oynaklığa yol açabileceği tahmin ediliyor; bu nedenle hem gelişmiş hem de gelişmekte olan piyasalarda yatırımcılar, Fed’in metninde kullanılacak ifadeleri ve basın toplantısında dile getirilecek mesajları yakından izliyor. Söz konusu belirsizlik ortamı, gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde ek baskı yaratma potansiyeli taşıyor.
ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi, yüzde 5 civarındaki yüksek seyrini koruyor ve tahvil faizlerindeki bu yüksek seyir, enflasyon riskleri çerçevesinde Fed’in faiz artıracağı beklentisinin güçlenmesiyle birlikte doları destekleyen bir unsur olarak öne çıkıyor. Dolar endeksi ise yüzde 0,2 artışla 99,7 seviyesinde bulunuyor ve endeksin bu seviyelerde tutunması, doların küresel ölçekte diğer para birimleri karşısında güçlü kalmaya devam ettiğini gösteriyor. Tahvil faizleri ile dolar endeksi arasındaki bu paralel hareket, piyasalarda risk iştahının sınırlı kaldığına dair önemli bir sinyal olarak okunuyor ve yatırımcıların güvenli liman arayışını sürdürdüğüne işaret ediyor.
Analistler, bugün yurt içinde bütçe dengesinin açıklanacağını, yurt dışında ise Avro Bölgesi’nde dış ticaret dengesinin yanı sıra ABD’de New York Fed imalat sanayi endeksinin de aralarında bulunduğu çok sayıda verinin takip edileceğini belirtti ve yoğun bir veri gündemine dikkat çekti. Yurt içi bütçe verileri, maliye politikasının seyri ve kamu harcamaları açısından yatırımcılara önemli ipuçları sunabilir; Avro Bölgesi dış ticaret dengesi ise bölgenin dış talep koşullarına ilişkin bir fotoğraf verirken, ABD’deki imalat sanayi endeksi dünyanın en büyük ekonomisinin sanayi tarafındaki canlılığına dair sinyal üretecek. Bu verilerin, Fed kararı öncesinde piyasalarda ek oynaklık yaratması muhtemel görülüyor ve yatırımcılar her bir veriyi faiz patikasına ilişkin beklentileri şekillendirecek bir gösterge olarak değerlendiriyor.
Veri takviminin yoğunluğu, yatırımcıların kısa vadeli pozisyonlarını belirlerken daha temkinli davranmasına yol açıyor; Fed’in kararı öncesinde açıklanacak her veri, faiz patikasına ilişkin beklentileri şekillendirebilir ve bu da dolar/TL başta olmak üzere gelişmekte olan ülke para birimlerinde dalgalanmayı artırabilir. Kurun 48,64 seviyesindeki seyri, piyasanın şu an için büyük bir yön arayışında olmadığını, ancak Fed sonrası dönemde yönün netleşebileceğini gösteriyor ve yatırımcılar bu eşiği yakından izliyor. Yurt içi ve yurt dışı veri akışının birleştiği bu hafta, kurun kısa vadeli seyrini belirleyecek kritik bir dönem olarak değerlendiriliyor.





