SON DAKİKA

DÜNYA

Fransa’dan İran’a Hürmüz Boğazı gölgesinde diplomatik çözüm çağrısı

Kapatılması halinde küresel enerji akışını doğrudan kesintiye uğratacak Hürmüz Boğazı, Tahran ile Washington arasındaki gerilimin en kritik başlığı olarak Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu marjında yeniden gündeme geldi. Fransa, bu gerilim hattında diplomasi seçeneğinin öne çıkarılması yönünde bir pozisyon alarak İran’a doğrudan temas kurdu ve taraflar arasındaki tıkanıklığın müzakere yoluyla açılabileceği mesajını verdi. Fransız tarafının bu girişimi, Genel Kurul görüşmelerinin yoğunlaştığı günlerde Avrupa’nın körfez güvenliğine dönük kaygılarının somut bir yansıması olarak okunuyor. İran’ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetleri etrafında şekillenen anlaşmazlık, yıllardır süregelen yaptırım ve karşı hamle döngüsünün içinde kilitlenmiş durumda.

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, New York’ta İranlı mevkidaşı Abbas Erakçi ile bir araya gelerek ikili ve bölgesel gündemi ele aldı; görüşmenin ardından Fransız Dışişleri Bakanlığı yazılı bir açıklama yaparak temasın içeriğine ilişkin bilgi paylaştı. Bakanlığın aktardığına göre Barrot, Tahran’a diplomasi yolunu tercih etmesi yönünde çağrıda bulundu ve Fransa’nın diplomatik çözüm arayışına destek vermeye hazır olduğunu iletti. Bu mesaj, Avrupa’nın İran ile diyalog kanalını açık tutma niyetini göstermesi bakımından dikkat çeken bir adım olarak değerlendiriliyor.

Barrot görüşmede, enerji güvenliği ve bölgesel istikrar açısından kapatılmasının ciddi bir tehdit oluşturduğunu söylediği Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasının Fransa için öncelik taşıdığını vurguladı. Boğaz, dünya petrol ve doğal gaz sevkiyatının önemli bir bölümünün geçtiği hat olarak küresel piyasalar açısından stratejik bir darboğaz niteliğinde; bu geçiş güzergahındaki herhangi bir kesinti, enerji fiyatlarından tedarik zincirlerine kadar geniş bir alanda yansıma yaratma potansiyeli barındırıyor. Fransa’nın bu başlığı öncelik olarak tanımlaması, Paris’in körfez istikrarını doğrudan kendi ekonomik ve güvenlik çıkarlarıyla ilişkilendirdiğini gösteriyor.

İkili ilişkiler konusunda Barrot, Fransa’nın Tahran Büyükelçiliği personeline yönelik saldırıların kabul edilemez olduğunu belirtti. Tahran’daki Fransızca dil eğitim merkezinin kapatılması kararını da kınadıklarını yineledi. Bu iki başlık, iki ülke arasındaki diplomatik kanalların yalnızca bölgesel güvenlik dosyasıyla sınırlı olmadığını, aynı zamanda karşılıklı temsil ve kültürel faaliyet alanlarında da sorunlar barındırdığını ortaya koyuyor. Fransız tarafının görüşmede bu konuları gündeme getirmesi, diplomatik teması yalnızca Hürmüz Boğazı ekseninde tutmadığını, ikili düzeydeki anlaşmazlıkları da masaya taşıdığını gösteriyor. Genel Kurul marjında yapılan bu tür ikili görüşmeler, tarafların birbirlerinin pozisyonlarını doğrudan ve aracısız aktarabildiği ender fırsatlar arasında yer alıyor.

Fransa’nın çağrısı, ABD ile İran arasındaki gerilimin diplomasi kanalıyla yönetilmesi gerektiği yönündeki Avrupa pozisyonunun bir parçasıdır. Tahran’ın bu çağrıya nasıl karşılık vereceği ise henüz netlik kazanmış değil. Görüşmenin içeriğine ilişkin İran tarafından yapılmış bir açıklama bulunmuyor. Hürmüz Boğazı etrafındaki gerilimin seyri ve iki ülke arasındaki diplomatik temasların süreklilik kazanıp kazanmayacağı, önümüzdeki dönemdeki gelişmelere bağlıdır.

İlgili Makaleler