SON DAKİKA

EKONOMİ

Dış Ticaret Açığı Ağustos Ayında Yüzde 22,3 Artışla 5,2 Milyar Dolara Ulaştı

Türkiye’nin dış ticaret rakamları, ekonominin dışa bağımlılık ve cari denge açısından taşıdığı kırılganlığı ortaya koydu. İthalatın ihracata kıyasla çok daha hızlı artması, dış ticaret açığının kontrolden çıkma eğilimini sürdürdüğünü gösterdi. İhracatın ithalatı karşılama oranındaki gerileme ise sanayi üretiminin ara malı ve enerji ithalatına olan bağımlılığının yansıması olarak belirdi. Ağustos ayı verileri, Türkiye ekonomisinin büyüme hedefleri ile cari denge arasındaki hassas dengede yeni bir sınavla karşı karşıya olduğunu ortaya koydu. Küresel ticaretin yavaşladığı bir dönemde ihracat pazarlarındaki çeşitlenmenin sınırlı kaldığı da görüldü.

Türkiye İstatistik Kurumu ile Ticaret Bakanlığı’nın ortak çalışmasıyla derlenen ağustos ayı verileri, genel ticaret sistemine göre hesaplandı. Buna göre ihracat, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 8,1 artışla 23 milyar 467 milyon dolar seviyesine yükseldi. İthalat ise aynı dönemde yüzde 10,5 gibi daha yüksek bir artış hızıyla 28 milyar 706 milyon dolara ulaştı. İthalattaki bu güçlü ivme, dış ticaret açığının yüzde 22,3 oranında büyüyerek 5 milyar 239 milyon dolara çıkmasına yol açtı. İhracattaki artışın ithalattaki genişlemeyi yakalayamaması, dış ticaret açığının aylık bazda yeniden yükseliş eğilimine girmesinde belirleyici oldu.

İhracat, ocak-ağustos döneminde 184 milyar 996 milyon dolara ulaştı; geçen yılın aynı dönemine kıyasla artış yüzde 4 oldu. İthalat ise yüzde 5,3’lük artışla 250 milyar 790 milyon dolar olarak kayıtlara geçti. Bu dönemde dış ticaret açığı yüzde 9,3 oranında genişleyerek 65 milyar 793 milyon dolara ulaştı. İhracatın ithalatı karşılama oranı da yüzde 74,7 seviyesinden yüzde 73,8’e geriledi. Sekiz aylık performans, yıl sonu hedefleri açısından ihracat tarafındaki artışın istikrarlı ancak yetersiz kaldığını gösterdi. İthalattaki genişlemenin ise dış denge üzerindeki baskıyı artırdığı görüldü.

Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç tutulduğunda tablo bir miktar daha dengeli bir görünüm sergiledi. Bu kapsamda ihracat ağustos ayında yüzde 2,7 oranında artışla 20 milyar 831 milyon dolara yükseldi. İthalat ise aynı kapsamda 21 milyar 919 milyon dolar olarak kaydedildi; artış oranı yüzde 9,6. Enerji ile altının dışarıda tutulduğu dış ticaret açığı 1 milyar 88 milyon dolar olarak hesaplandı. Bu grupta dış ticaret hacmi yüzde 6,1 artışla 42 milyar 749 milyon dolara ulaştı. Enerji ile altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 95 seviyesinde gerçekleşti. Bu veriler, Türkiye’nin dış ticaret açığının büyük ölçüde enerji ithalatı ve altın ticaretinden kaynaklandığını gösterdi. Sanayi ürünleri ticaretinde ise dengenin görece daha sağlam olduğu belirlendi.

Ağustos ayında ülke bazında en fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu. Bu ülkeye 1 milyar 760 milyon dolarlık satış yapıldı. İsviçre’ye 1 milyar 73 milyon dolar, Irak’a 1 milyar 79 milyon dolar, Birleşik Krallık’a 1 milyar 203 milyon dolar ve ABD’ye 1 milyar 731 milyon dolar tutarında ihracat kaydedildi. İlk beş ülkeye yönelik ihracatın toplam ihracat içindeki payı yüzde 29,2 olarak hesaplandı. Bu yoğunlaşma, Türkiye’nin ihracat pazarlarında belirli ülkelere olan bağımlılığının sürdüğünü gösterdi. Pazar çeşitlendirmesinin henüz istenen düzeye ulaşmadığı da belirlendi.

İthalat tarafında ilk sırayı 4 milyar 706 milyon dolarlık tutarla Çin aldı. Bu ülkeyi Almanya 2 milyar 68 milyon dolarla, Rusya Federasyonu 1 milyar 935 milyon dolarla, ABD 1 milyar 872 milyon dolarla ve İtalya 1 milyar 374 milyon dolarla izledi. İlk beş ülkeden yapılan ithalatın toplam ithalat içindeki payı yüzde 41,7 olarak hesaplandı.

İthalattaki bu yoğunlaşma, Türkiye’nin özellikle ara malı, enerji ve teknoloji ürünlerinde dışa bağımlılığının devam ettiğini gösterdi. Bu yapının dış ticaret açığının kalıcı hale gelmesinde temel etken olduğu belirlendi. İmalat sanayisinin ihracat içindeki payı yüzde 93,6 gibi yüksek bir seviyede gerçekleşti. Bu oran, Türkiye’nin üretim kapasitesinin ve ihracat yapısının sanayi ağırlıklı olduğunu ortaya koydu. Ancak bu üretimin sürdürülebilmesi için gereken girdilerin önemli bölümü yurt dışından tedarik ediliyor. Bu durum, dış ticaret açığının yapısal bir sorun olarak belirmesine neden oldu. Küresel ticarette korumacılık eğilimleri artıyor ve Avrupa Birliği’nde talep zayıf seyrediyor. Bu ortamda Türkiye’nin ihracat artışını hızlandırması ve ithalat bağımlılığını azaltması için katma değerli üretime yönelmesi gerektiği, ağustos verilerinin ortaya koyduğu tablonun en belirgin mesajı olarak belirdi.

İlgili Makaleler