SON DAKİKA

TEKNOLOJİ

Türkiye Yapay Zeka ve Yüksek Teknolojide 2030 Hedefi İçin 10 Milyar Dolarlık Yatırım Planlıyor

Türkiye, küresel teknoloji yarışında konumunu güçlendirmek amacıyla yapay zeka ve ileri teknoloji alanında kapsamlı bir yatırım hamlesi hazırlıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen GITEX AI Türkiye etkinliğinde yaptığı konuşmada, ülkenin 2030’a kadar yapay zeka, bulut teknolojileri ve dijital altyapı alanlarında en az 10 milyar dolarlık özel sektör yatırımını harekete geçirmeyi planladığını duyurdu. Etkinlik, Anadolu Ajansının global iletişim ortaklığı üstlendiği; Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisinin ev sahipliği yaptığı; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ise stratejik ortak olarak yer aldığı bir organizasyon olarak öne çıktı. Bu yapı, Türkiye’nin teknoloji vizyonunu uluslararası arenada sergilemesi açısından dikkat çekici bir platform oluşturdu. Bakan Kacır, konuşmasında inovasyonun ekonomik faaliyetlerin, sanayi üretiminin ve küresel rekabetin temellerini yeniden biçimlendirdiğini vurgulayarak, ileri teknolojileri geliştirme ve ölçeklendirme kapasitesinin artık ülkelerin ekonomik gücünü ve stratejik bağımsızlığını belirleyen temel unsur haline geldiğini ifade etti.

Dünya genelinde hükümetlerin ve büyük şirketlerin çığır açan teknolojilerde öne geçmek için benzeri görülmemiş düzeyde kaynak ayırdığını anlatan Kacır, Türkiye’nin de son yirmi yılda istikrarlı adımlarla güçlü bir inovasyon ekosistemi kurduğunu ve bu küresel dönüşüme etkin biçimde yanıt verdiğini dile getirdi. Bu ekosistemin bel kemiğini, ülke genelinde faaliyet gösteren 1700 Ar-Ge ve tasarım merkezi ile 115 teknoparkta çalışmalarını sürdüren 13 binden fazla şirketin oluşturduğunu kaydeden Bakan, bu yapının Türkiye’nin teknoloji üretme kapasitesini her geçen yıl daha da ileri taşıdığını belirtti. Kacır’ın verdiği bilgilere göre bu dönüşümün en somut yansımaları, hızla gelişen savunma sanayiinde kendini gösteriyor; Türkiye bugün askeri insansız hava aracı sistemlerinde dünya lideri konumunda bulunuyor ve kendi eğitim uçaklarını, helikopterlerini, deniz platformlarını, kara sistemlerini ve uydularını tasarlayıp üretebiliyor. Bakan, savunma sanayiinde elde edilen bu yetkinliğin yalnızca bir üretim başarısı olmadığını, aynı zamanda kritik teknolojilerde dışa bağımlılığı azaltan stratejik bir kazanım olduğunu da sözlerine ekledi.

Savunma alanındaki bu birikimin yanı sıra sivil teknolojilerde de önemli adımlar atıldığını aktaran Kacır, tamamen elektrikli yerli otomobil Togg’un bu vizyonun somut bir göstergesi olduğunu söyledi. Bugüne kadar yaklaşık 120 bin Togg aracının yollara çıktığını belirten Bakan, bu tür başarı hikayelerini farklı sektörlerde de çoğaltmayı ve Türkiye’yi küresel yüksek teknoloji değer zincirinde çok daha üst noktalara taşımayı amaçladıklarını ifade etti. Kacır, teknoloji girişimciliğini Türkiye’nin yeni nesil başarı öykülerinin arkasındaki ana itici güç olarak gördüklerini dile getirerek, Türk girişimcilik ekosisteminin gerçek potansiyelini doğru yeteneklerle buluştuğunda ortaya koyacağına inandıklarını vurguladı. Bu çerçevede girişimcilere yönelik fonlama mekanizmalarının, mentorluk ağlarının ve uluslararası pazarlara açılma programlarının genişletilmesinin öncelikli başlıklar arasında yer aldığını belirten Bakan, genç şirketlerin küresel ölçekte rekabet edebilmesi için yalnızca sermayenin değil, aynı zamanda nitelikli danışmanlık ve pazar erişiminin de kritik olduğunu söyledi.

Bakan Kacır, gençlerin geleceğin teknolojileriyle erken yaşta tanışmasını sağlamak amacıyla hayata geçirilen çeşitli programlara da değindi. DENEYAP Teknoloji Atölyeleri, “Sektör Kampüste” girişimleri ve Milli Teknoloji Uzmanlık Programlarının bu hedef doğrultusunda tasarlandığını belirten Kacır, dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali olan TEKNOFEST’te binlerce yenilikçi fikrin ilk adımlarını attığını aktardı. Bu tür organizasyonların genç mühendis ve girişimcilere hem görünürlük hem de destek sağladığını ifade eden Bakan, Türkiye’nin teknoloji alanındaki atılımının sürdürülebilir olması için nitelikli insan kaynağına yatırımın kritik önem taşıdığını söyledi. Kacır’a göre bu programlar, öğrencilerin teorik bilgiyle sınırlı kalmayıp erken yaşta üretim süreçlerine dahil olmasını sağlıyor; böylece hem mühendislik hem de girişimcilik kültürü, eğitim sisteminin ayrılmaz bir parçası haline geliyor. Bakan, bu tür girişimlerin uzun vadede Türkiye’nin teknoloji ihraç eden bir ülke konumuna yerleşmesine doğrudan katkı sunacağını değerlendirdi.

Açıklanan 10 milyar dolarlık yatırım hedefi, Türkiye’nin yapay zeka ve bulut teknolojileri alanında küresel rekabette daha etkin bir konuma gelme arzusunu yansıtıyor. Özel sektörün öncülüğünde gerçekleştirilmesi planlanan bu yatırımların, dijital altyapının güçlendirilmesinden yerli yapay zeka çözümlerinin geliştirilmesine kadar geniş bir yelpazeyi kapsaması bekleniyor. Yatırımların özellikle veri merkezleri, yüksek performanslı hesaplama kapasitesi, bulut hizmetleri ve yapay zeka tabanlı uygulama geliştirme alanlarında yoğunlaşması öngörülüyor. GITEX AI Türkiye gibi uluslararası etkinlikler, Türkiye’nin bu alandaki niyetini küresel paydaşlara aktarması ve yabancı yatırımcılarla iş birliği zeminleri oluşturması bakımından önemli bir işlev üstleniyor. Bakan Kacır’ın konuşmasında çizdiği çerçeve, Türkiye’nin yalnızca teknoloji tüketen değil, aynı zamanda üreten ve ihraç eden bir ülke konumuna yerleşme iradesini ortaya koyuyor. Bu irade, kamu kurumlarının yönlendirici rolüyle özel sektörün yatırım gücünü birleştirmeyi ve genç yetenekleri bu dönüşümün merkezine yerleştirmeyi hedefliyor.

İlgili Makaleler