SON DAKİKA

EĞİTİM

SOL Parti’den Eğitim Sistemine Dair Kapsamlı Eleştiri ve Mücadele Başlıkları

SOL Parti, yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte ülke genelinde eğitim sistemine ilişkin kapsamlı bir açıklama yayımlayarak hükümetin eğitim politikalarına yönelik sert eleştirilerini kamuoyuyla paylaştı ve partinin yönetim kademeleri tarafından kaleme alınan bu metin, mevcut yapının özelleştirme, dinselleştirme ve çocuk işçiliği ekseninde sistematik bir dönüşüme maruz kaldığı iddiasını merkeze yerleştirdi. Eğitimin ticari bir meta haline getirilerek piyasa koşullarına terk edilmesinin toplumsal geleceği ciddi biçimde tehdit ettiği vurgulanan açıklamada, parti yönetimi bilimsel, laik ve kamusal eğitim ilkelerinden asla taviz verilmeyeceğini kararlılıkla dile getirirken ülkenin geleceğinin bir avuç patrona ve gerici yapıya teslim edilmesine izin verilmeyeceğini de açıkça ifade etti.

Açıklamanın merkezinde, eğitim hizmetlerinin patronların ve dini yapıların ihtiyaçlarına göre şekillendirilmesine yönelik güçlü bir karşı duruş yer alırken karma eğitimin ve zorunlu eğitim süresinin tartışmaya açılmasının sistemdeki dönüşümün önemli parçaları olduğu belirtildi ve Mesleki Eğitim Merkezleri ile yeni mesleki eğitim modellerinin yaygınlaştırılmasının da aynı piyasacı anlayışın bir sonucu olduğu öne sürüldü. Parti, eğitim sisteminin AKP iktidarı döneminde parça parça özelleştirildiğini ve tarikatların etkinliği altına sokulduğunu savunurken bu süreçte eğitimin kamusal niteliğinin büyük ölçüde erozyona uğratıldığı iddiasını da dile getirdi; söz konusu değerlendirmeler, partinin eğitim politikalarına ilişkin bütüncül yaklaşımının bir yansıması olarak sunuldu.

Öğrencilerin beslenme ve temel eğitim giderleri, açıklamanın en dikkat çeken başlıklarından birini oluştururken SOL Parti, okul öncesinden üniversiteye kadar eğitimin tümüyle parasız olması gerektiğini savunarak tüm öğrencilere ücretsiz ve sağlıklı okul yemeği sağlanması çağrısında bulundu ve kamu okullarında bağış, aidat, kayıt parası ve katkı payı gibi adlar altında velilerden ücret talep edilmesine derhal son verilmesi istendi. Eğitimin bir hak olduğu ve hiçbir koşulda velilerin ekonomik yükümlülüklerle karşı karşıya bırakılmaması gerektiği vurgulanan bölümde, bu taleplerin eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması açısından kritik bir öneme sahip olduğu dile getirildi ve velilerin üzerindeki maddi baskının hafifletilmesinin toplumsal adalet açısından taşıdığı değer ayrıca belirtildi.

Okul öncesi eğitimin zorunlu ve ücretsiz hale getirilmesi gerektiği açıklamada güçlü bir şekilde belirtilirken parti, 4-6 yaş Kur’an kurslarının okul öncesi eğitimin yerine geçirilmesine tepki göstererek küçük çocukların eğitim hakkının Diyanet’e, vakıflara, tarikat yapılarına veya özel okul işletmelerine devredilemeyeceğini ifade etti ve çocukların erken yaşta bilimsel ve laik bir eğitim almasının toplumun geleceği açısından vazgeçilmez olduğu savunuldu. Bu noktada eğitimin ideolojik bir araca dönüştürülmesine karşı net bir duruş sergilenirken açıklamada “Çocukların eğitimi Diyanet’e devredilemez” ifadesiyle konunun hassasiyeti ortaya konuldu ve erken çocukluk döneminde verilecek eğitimin niteliğinin uzun vadeli toplumsal sonuçlar doğuracağı ima edildi.

Mesleki Eğitim Merkezleri, parti tarafından çocuk işçiliği fabrikaları olarak nitelendirilerek kapatılmaları gerektiği vurgulanırken meslek ortaokullarının ve yeni mesleki eğitim modellerinin devreye alınması yoluyla çocukların henüz erken sayılabilecek yaşlarda çalışma hayatına yönlendirildiği belirtildi ve zorunlu eğitim süresinin kısaltılmasına dönük tartışmalara da karşı çıkıldı. Zorunlu eğitimin kaldırılmasının özellikle yoksul ailelerin ve kız çocuklarının eğitimden kopmasına yol açabileceği ifade edilirken parti, özel okulların kamulaştırılması ve 100 bin öğretmen ataması yapılması gibi taleplerini de sıralayarak eğitimde kamusal denetimin artırılması gerektiğini savundu ve tarikat ve şirketlerle yapılan protokollerin iptal edilmesi çağrısı yapıldı; bu taleplerin tümü, eğitimin kamusal niteliğinin yeniden tesis edilmesi amacına hizmet edecek biçimde sıralandı.

SOL Parti’nin açıklaması, eğitim sistemine yönelik eleştirilerin yanı sıra somut çözüm önerilerini de içermesi bakımından dikkat çekici bulunurken parti, “Bilimsel, laik ve kamusal eğitim sistemine yönelik bu yeni saldırı dalgasıyla ülkenin geleceğinin bir avuç patrona ve gericiye teslim edilmesine izin vermeyeceğiz” diyerek mücadelesini sürdüreceğini açıkladı ve eğitimde zorunlu, kamusal ve karma yapının korunması gerektiği bir kez daha yinelendi. Bu taleplerin geniş toplumsal kesimler tarafından da desteklenmesi gerektiği belirtilirken açıklama, eğitim politikalarının yeniden kamusal bir zeminde tartışılması çağrısıyla son buldu ve partinin konuya ilişkin mücadelesini kararlılıkla sürdüreceği mesajı kamuoyuna iletilmiş oldu.

İlgili Makaleler