SON DAKİKA

SAĞLIK

Sayıştay’ın Şehir Hastanesi Denetiminde 17 Tesiste Tamamlama Süreci Kapanmadı

Kamu-özel işbirliği modeliyle işletilen şehir hastanelerine yönelik denetim bulguları, sağlık hizmetlerinin işleyişinden kamu kaynaklarının kullanımına uzanan geniş bir sorun alanını ortaya koydu. Sayıştay’ın Sağlık Bakanlığı’na ait 2025 yılı denetim raporundaki tespitler, 22 sayfaya yayılan bir bulgular dizisi halinde sıralandı. Bu tespitler mali tablolara ilişkin genel denetim görüşünden ayrı tutuldu ve raporun “Diğer Bulgular” bölümünde 32 ile 53. sayfalar arasında kayda geçti. Bakanlığın 2025 yılı mali rapor ve tablolarına ilişkin genel denetim görüşü, belgelerin tüm önemli yönleriyle doğru ve güvenilir bilgi içerdiği yönünde oluştu. Ancak şehir hastanelerine dair ayrıntılı incelemeler bu genel değerlendirmenin dışında konumlandırıldı. Sözleşme yönetiminden tıbbi donanıma kadar pek çok başlıkta eksiklik ya da hatalı uygulama saptandı. Denetim, yalnızca tek bir hastanenin sorunlarıyla sınırlı kalmadı; modelin bütününe yayılan yapısal aksaklıklara işaret etti. Muhalefet partilerine mensup milletvekilleri de bulgular üzerinden Sağlık Bakanlığı’nın denetim ve gözetim görevini yerine getirmediği eleştirisini dile getirdi.

Raporun en çarpıcı başlıklarından biri, sözleşmelerde öngörülen takvimin işletilmemesiyle ilgili. Şehir hastanesi sözleşmeleri, fiili tamamlama belgesinin düzenlenmesinin ardından 24 ay geçmesiyle nihai tamamlama belgesinin hazırlanmasını şart koşuyor. Buna karşın 2025 yılı sonu itibarıyla 17 şehir hastanesinde bu süre dolmuş durumda. Bakanlığın nihai tamamlama işlemini sonuçlandırmadığı belirlendi. Rapor, bu 17 hastanenin adını ilgili bulgu altında tek tek sıralamıyor. Fakat bakanlığın kamu-özel işbirliği modeliyle 2023 sonuna kadar hizmete açtığı tesisler listesinde Adana, Ankara Bilkent, Ankara Etlik, Bursa, Elazığ Fethi Sekin, Eskişehir, Gaziantep, Isparta, İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura, İzmir Bayraklı, Kayseri, Kocaeli, Konya, Manisa, Mersin, Tekirdağ Dr. İsmail Fehmi Cumalıoğlu ve Yozgat hastaneleri yer alıyor. Kütahya Şehir Hastanesi, Mart 2024’te işletme dönemine geçti. Bu nedenle 2025 sonu itibarıyla iki yıllık süre henüz dolmadı. Nihai hesapların kapanmaması, şirketlerle bakanlık arasındaki mali yükümlülükleri belirsiz bırakıyor. Bu belirsizlik, kamu tarafının ödeme yükümlülüklerinin ne ölçüde sonuçlandırıldığı sorusunu yanıtsız bırakıyor.

Denetimde ortaya çıkan bir diğer sorun alanı, şirketlerin resmi yer tesliminden önce inşaata başlamasıyla ilgili. 18 hastanenin tamamında yüklenici firmaların yer teslimi yapılmadan çalışmalara giriştiği belirlendi. Ancak bu erken başlangıç süresinin işletme dönemlerinden düşülmediği tespit edildi. Aynı kapsamda, yapılmayan işler ile eksik ekipmanların ödemelere yansıtılmadığı kayda geçti. Şirketlerin sözleşmede tanımlı olmayan alanlarda ticari faaliyet yürüttüğü, tıbbi cihaz ile mefruşatta eksiklikler bulunduğu da rapora yansıdı. Arızalı cihazların uzun süre kullanım dışı kalarak sağlık hizmetlerini aksatması, sterilizasyon gecikmelerinin büyük bölümünün bildirilmemesi ve pazar testlerinin gecikmesi de raporun diğer bulguları arasında sıralandı. Bu tespitler, yalnızca mali bir denetim sorununa değil, doğrudan hasta güvenliğini ve hizmet kalitesini etkileyen işleyiş bozukluklarına işaret ediyor. Cihaz arızalarının giderilmemesi ve sterilizasyon süreçlerindeki aksamalar, hastanelerin günlük operasyonunda telafisi güç sonuçlar doğurabilecek nitelikte.

Bulguların kamuoyuna yansımasının ardından muhalefet cephesinden art arda açıklamalar geldi. CHP Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, YENİ Parti Milletvekili Kayıhan Pala ve Emek Partisi Milletvekili İskender Bayhan, raporun ortaya koyduğu eksiklikler üzerinden Sağlık Bakanlığı’nı eleştirdi. Milletvekillerinin ortak vurgusu, denetim süreçlerinin sonuçsuz kalması ve sözleşmelerden doğan yükümlülüklerin takip edilmemesi noktasında yoğunlaştı. Şirketlerin sözleşme dışı alanlarda ticari faaliyet yürütmesi ve eksik işlerin ödemelere yansıtılmaması gibi tespitler, kamu kaynaklarının korunması bakımından ciddi bir gözetim boşluğuna işaret ediyor. Bakanlığın denetim mekanizmalarının ne ölçüde işletildiği sorusu da bu çerçevede gündeme geldi. Nihai tamamlama sürecinin 17 hastanede kapanmaması, yatırım ve işletme dönemlerine ilişkin KDV istisnasından tıbbi cihaz standartlarına kadar uzanan başlıklarda mali ve idari belirsizliklerin sürmesine yol açıyor. Bu tablo, kamu-özel işbirliği modelinin şeffaflık ve hesap verebilirlik boyutlarının yeniden tartışılmasını beraberinde getirdi.

İlgili Makaleler