İstanbul Galataport’ta düzenlenen özel bir defile, yalnızca kumaş ve aksesuarların değil, aynı zamanda tesettür modasına bakışın da yeniden tartışıldığı bir platforma dönüştü ve etkinlikte bir araya gelen sanat, magazin ve iş dünyasından isimler, yalnızca podyumdaki yürüyüşleriyle değil, kıyafetlere dair yaptıkları yorumlarla da dikkati üzerine çekti. Defile boyunca sahne alan yaklaşık yetmiş manken, birbirinden renkli ve desenli eşarpları modern kesimli elbiselerle kombinleyerek izleyicilere geniş bir stil yelpazesi sundu ve bu sırada salonu dolduran vatandaşlar ile davetli iş insanları, özellikle el işçiliğinin ön planda olduğu koleksiyon parçalarını büyük bir ilgiyle takip etti.
Podyumda yürüyen isimlerden Burcu Esmersoy, defile sonrası yaptığı açıklamalarda başörtüsü bağlama sürecini bir keşif olarak nitelendirirken, eşarbın yalnızca bir örtünme biçimi değil, aynı zamanda estetik bir ifade aracı olduğunu fark ettiğini dile getirerek kendisini bağlayan ekipten övgüyle söz etti. Ünlü sunucu, üzerindeki desenli gömleğin ve eşarbın kendi tarzını tam anlamıyla yansıttığını, bu kombinasyonun renk ve desen uyumu açısından kendisi için ideal olduğunu belirtirken, sözlerinin devamında defilede giydiği kıyafeti iade etmek istemediğini ve bu parçanın gardırobunda özel bir yer edineceğini de ifade etti. Ayrıca, sahip olduğu kendi markalarının da bu tür organizasyonlarda bir araya gelmesi durumunda daha bütünlüklü bir sunum ortaya çıkacağını dile getiren Esmersoy, bu tür iş birliklerinin sektöre taze bir soluk getirebileceğini ve farklı perspektiflerin aynı çatı altında buluşmasının yaratıcı süreçleri olumlu yönde etkileyeceğini sözlerine ekledi.
Defilenin bir diğer dikkat çeken ismi Ebru Şallı ise tesettür giyiminin toplumun geniş kesimlerine hitap edebileceğini vurgulayarak, bu özel koleksiyondaki kıyafetlerin yalnızca örtülü kadınlar için tasarlanmadığını, herkesin bu parçalarla şık bir görünüm elde edebileceğini savundu ve bu yaklaşımın modanın kapsayıcı doğasıyla ne kadar örtüştüğünü gözler önüne serdi. İki farklı eşarp kombinasyonu denediğini aktaran Şallı, özellikle ikinci denemesinde kullandığı eşarbın kendisine daha çok yakıştığını düşündüğünü, ayrıca kıyafetlerdeki tüm işlemelerin elde yapıldığını belirterek bu detayın kıyafetlerin değerini önemli ölçüde artırdığını ifade etti. Etkinliğin deniz kenarında düzenlenmesinin atmosfere ayrı bir güzellik kattığını dile getiren Şallı, aynada kendine baktığında eksik kalan bir detay olduğunu hissettiğini ancak son halinden oldukça memnun kaldığını ve bu deneyimin kendisi için oldukça öğretici olduğunu aktardı, ayrıca bu tür organizasyonların toplumsal farkındalığı artırmadaki rolüne de dikkati çekti.
Şallı, kariyeri boyunca mayo defileleri dahil pek çok farklı konseptte podyuma çıktığını hatırlatarak bu kez yaşadığı deneyimin kendisi için farklı bir anlam taşıdığını, tesettürün aslında son derece şık ve modern bir duruş sergileyebileceğini gözlemlediğini ifade ederken, bu tür organizasyonların ön yargıları kırmada önemli bir rol oynadığını düşündüğünü de sözlerine ekledi. Podyumda kendinden emin bir şekilde yürüdüğünü ve kıyafetin rahatlığı sayesinde hareket alanının genişlediğini dile getiren sanatçı, bu koleksiyonun tesettür modasına yeni bir soluk getirdiği kanısında olduğunu ve bu tür çalışmaların çeşitliliğinin sektöre ciddi katkılar sağladığını ifade ederek, modanın sadece bir giyinme biçimi değil, aynı zamanda bir duruş ve ifade aracı olduğunun altını çizdi.
Defile kapsamında sahneye çıkan ünlü bir şarkıcı da etkinliğe katılanlara keyifli anlar yaşatırken, sanat dünyasının önemli isimlerinden sinema oyuncusu Sibel Turnagöl de geceye damgasını vuran konuşmacılar arasında yer aldı ve kariyerine dair yakın zamanda hayata geçireceği yeni projelerin müjdesini vererek hayranlarına seslendi. Sanatçı, yeni çalışmalarla birlikte kısa süre içinde yeniden izleyicisinin karşısına çıkmayı planladığını açıklarken, Turnagöl’ün bu açıklamaları davetliler arasında merak ve heyecan uyandırdı ve etkinliğin moda dışında farklı sanat dallarına da ev sahipliği yaptığının bir göstergesi olarak yorumlandı. Gece boyunca hem görsel bir şölen sunan podyum performansları hem de yapılan sanatsal konuşmalar, Galataport’un bu özel etkinliğine ayrı bir zenginlik kattı ve katılımcıların belleğinde unutulmaz bir iz bıraktı, böylece organizasyonun yalnızca bir defile değil, adeta bir kültür buluşması niteliği taşıdığı anlaşıldı.
Koleksiyonda öne çıkan eşarpların ve giysilerin büyük bir titizlikle hazırlandığı gözlerden kaçmazken, tasarımların günlük hayatta da rahatlıkla kullanılabilecek pratiklikte olması katılımcıların beğenisini kazandı ve defile boyunca sergilenen her parça, farklı bir zevke ve tarza hitap edecek şekilde tasarlanmış olmasıyla dikkat çekti, ayrıca organizasyonun sona ermesinin ardından davetliler, beğendikleri modeller hakkında birbirleriyle fikir alışverişinde bulunarak etkinliğin etkisini uzun süre konuştu. Hem Esmersoy’un hem de Şallı’nın tesettür modasına dair övgü dolu sözleri, bu alana olan ilginin yalnızca giyimle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kültürel bir bakış açısının da parçası haline geldiğini bir kez daha ortaya koydu ve bu tür etkinliklerin moda dünyasında farklı seslerin duyulmasına olanak tanıdığı, bunun da sektörün zenginleşmesine katkı sağladığı sonucunu beraberinde getirdi.
=====





