SON DAKİKA

SAĞLIK

Kumar Bağımlılığı Tedavisi Olan Bir Psikiyatrik Hastalık Olarak Tanımlanıyor

Kumar oynama bozukluğu, yalnızca bireyin iradesiyle ilişkilendirilen bir alışkanlık değil; madde kullanım bozukluklarıyla aynı çatı altında değerlendirilen ve tedavi edilebilen bir psikiyatrik hastalık olarak ele alınıyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Erzurum Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hilal Uygur, bu tablonun klinik bir mesele olduğunu ve profesyonel destek gerektirdiğini anlattı; kumar oynama bozukluğunun uyuşturucu bağımlılığıyla aynı başlık altında ele alındığını söyledi. Açıklamalar, Erzurum Tıp Fakültesi’nin 2026-2027 akademik yıl açılışı kapsamında Erzurum Şehir Hastanesi’nde düzenlenen törende yapıldı.

Sağlık Müdürü Mehmet Meral, Erzurum Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Özgür Dağ, Erzurum Şehir Hastanesi Başhekimi Mesut Fakirullahoğlu, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Akademik yıl açılışında Doç. Dr. Hilal Uygur, öğrencilere sanal ortamda bahis, şans oyunları ve kumarla mücadeleyi anlattı. Uygur, kumar oynamanın çoğu zaman bir arkadaş önerisi, merak ya da “bir kerecik oynasam ne olur” düşüncesiyle başladığını belirtti. Kişilerin başlangıçta küçük miktarlarla oynayabildiğini söyleyen Uygur, sürecin zamanla kontrol kaybına dönüşebildiğini ifade etti.

Kumar oynama bozukluğunun psikiyatrik bir hastalık olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Uygur, Amerikan Psikiyatri Birliği’nin sınıflandırmasında bu rahatsızlığın madde ile ilişkili ve bağımlılık bozuklukları başlığı altında yer aldığını aktardı. Bu açıklama, bağımlılığın nörobiyolojik temeline dikkat çekmesi bakımından önemli bir çerçeve sunuyor.

Kumar oynama bozukluğunun irade eksikliği veya ahlaki bir sorun olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Uygur, “Kumar oynama bozukluğu bir irade eksikliği ya da ahlaki bir durum değildir. Kumar oynama bozukluğu tedavisi olan psikiyatrik bir hastalıktır. Mutlaka profesyonel bir yardım istemek gerekiyor. Destek için her zaman varız ve yanınızdayız” dedi. Uygur’un bu sözleri, hastalığın damgalanmadan ele alınması gerektiğine işaret ediyor. Tedavi sürecinde profesyonel yardımın önemine değinen Uygur, destek mekanizmalarının sürdürülebilir olması gerektiğini belirtti. Açıklamalar, dijitalleşmenin kumar erişimini kolaylaştırdığı bir dönemde yapıldı.

Türkiye’de kumarhanelerin 1996 yılında kapatıldığını hatırlatan Uygur, dijitalleşmeyle birlikte kumara erişimin çok daha kolay hale geldiğini söyledi. Uygur, “Eskiden vardı. 1996’da ülkemizde kumarhaneler kapatıldı. Bugün ise eğer bir cep telefonunuz varsa potansiyel bir casinonuz var demektir. Erişimin kolaylaşmasının yanı sıra paranın dijital ortamlarda tutulması, parayı fiziksel olarak görmememiz; ne kadar harcadığımızı fark etmememize ve kontrol kaybına neden olabiliyor. Erişim kolaylaşınca risk da” diyerek erişim kolaylığının riskleri artırdığını dile getirdi. Uygur’un değerlendirmesi, fiziksel para algısının kaybolmasının harcama kontrolünü zorlaştırdığı yönündeki klinik gözlemleri yansıtıyor. Bu tablo, sanal ortamda bahis ve şans oyunlarının yaygınlaşmasıyla birlikte kumar oynama bozukluğunun daha geniş kitleler için gündeme gelebileceğini gösteriyor. Uygur, öğrencilere yönelik sunumunda bu dinamikleri ayrıntılı biçimde ele aldı.

İlgili Makaleler