Türkiye’nin deprem kuşağında yer alması, sağlık kuruluşlarının afet anında nasıl bir performans sergileyeceği sorusunu her yıl daha da kritik hale getirirken, ülke genelinde hastaneler olası bir büyük depremde hem kendi altyapılarını ayakta tutmak hem de kitlesel yaralı akışını yönetmek zorunda kalacak. Bu gerçekten hareketle Aydın’da bir devlet hastanesi, senaryo gereği 8 Eylül 2026 tarihinde saat 10.00’da Efeler ilçesine bağlı Kardeşköy mevkiinde 6.0 büyüklüğünde bir deprem meydana geldiği varsayımıyla kapsamlı bir tatbikat düzenledi ve Hastane Afet Planı çerçevesinde yürütülen bu çalışma, personelin hem teknik hem de operasyonel kapasitesini ölçmeyi amaçladı.
Senaryoya göre deprem kent genelinde şiddetli biçimde hissedildi ve bazı binalarda hasar oluştuğu bilgisi hastaneye ulaşırken, hastane yerleşkesi içinde de çeşitli hasarlar meydana geldi; yürüyebilen hastalar, hasta yakınları ve bazı personel panik halinde binadan çıkmaya çalıştı. Olay Yönetim Ekibi ilk değerlendirmelerini yaptıktan sonra hastanenin teknik alanlarının kontrol edilmesine karar verirken, yoğun yaralı akışına karşı Acil Servis’te hazırlık yapılması, iletişim sistemlerinin test edilmesi ve alternatif iletişim araçlarının devreye alınması da alınan kararlar arasında yer aldı.
Elektrik kesintisi ihtimaline karşı jeneratörlerin yakıt durumu kontrol edildi ve hastanenin en az 72 saat kendi imkanlarıyla hizmet verebilmesi için hazırlıklar değerlendirildi; tatbikat kapsamında Psikiyatri Servisi’nde asma tavanın çöktüğü, Anestezi Yoğun Bakım Servisi’ndeki izolasyon odasının kullanılamaz hale geldiği ve yerleşkedeki bazı binalarda çatlaklar oluştuğu senaryosu uygulandı. Jeneratör bölgesinde çıkan yangına da müdahale edilerek ekiplerin acil durumlara ne ölçüde hızlı yanıt verebildiği sınandı ve böylece tatbikat, yalnızca tıbbi müdahale değil yangın ve altyapı krizlerini de kapsayan çok katmanlı bir teste dönüştü.
Senaryo gereği kentin farklı bölgelerinden depremden etkilenen yaralılar ve yaralı yakınları Acil Servis’e gelmeye başladı; bunun üzerine servis önünde triyaj alanları oluşturuldu ve ağır durumda olmayan yaralılar için ayaktan bakım alanları devreye alındı. Hasta yoğunluğunun daha da artması ihtimaline karşı kapasite artırımı çalışmalarına başlandı ve durumu uygun olan hastaların erken taburcu edilmesi de senaryo kapsamında uygulanan adımlar arasında yer aldı.
Hasar gören Psikiyatri, Anestezi Yoğun Bakım ve Poliklinik binalarının tahliye edilmesinin ardından hastalar için ek bakım alanları oluşturuldu; barınma, içme suyu, yiyecek, tıbbi malzeme, ekipman, yakıt ve enerji ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik daha önce hazırlanan iş birliği protokolleri tatbikat sırasında devreye sokuldu. Senaryoda afetin bölgesel ölçekte gerçekleştiği ve ilk 72 saat boyunca hastanenin süreci kendi imkanlarıyla yönetmesi gerektiği kabul edildi; bu çerçevede hastanenin değişik bölgelerinde ortaya çıkan olaylara koruma, kurtarma, söndürme ve ilk yardım ekipleri tarafından müdahale edildi.
Katılımcılar senaryonun sonuna gelindiğinde olayın denetim altına alındığını kabul ederek olağan çalışma düzenine geri döndü; zarar gören ve çöken kısımların tekrar düzenlenmesi için yürütülecek çalışmaların başlatılmasıyla birlikte tatbikat tamamlandı. Sağlık kuruluşlarının afet yönetimindeki rolü düşünüldüğünde, bu tür denemelerin personelin reflekslerini güçlendirmesi ve olası bir gerçek depremde can kaybını azaltması hedefleniyor; hastane yönetiminin tatbikat sonrası elde edilen verileri değerlendirerek planlarını güncellemesi bekleniyor.



