Kültür sanat dünyasında son yıllarda sanatçıların toplumsal sorumluluk projelerine yönelmesi dikkat çeken bir eğilim haline gelirken, bu alanda en uzun soluklu ve en somut sonuç üreten girişimlerden biri pop müzik sanatçısı Çelik Erişçi’nin yürüttüğü çalışma olarak dikkat çekiyor ve sanatçının Mart 2025’te başlattığı bu girişim yaklaşık bir buçuk yıldır aralıksız sürüyor. “İyilik Hareketi” adıyla yürütülen proje kapsamında Türkiye’nin dört bir yanındaki ihtiyaç sahibi mahalleleri tek tek tespit eden sanatçı, buralardaki bakkal, eczane ve fırınlarda biriken veresiye borçlarını kapatarak dar gelirli vatandaşların üzerindeki ekonomik yükü hafifletmeye devam ediyor ve bu süreçte sahne gelirlerinden elde ettiği birikimi doğrudan ihtiyaç sahipleri için kullanıyor. Gazeteci Müge Dağıstanlı’nın aktardığı bilgilere göre bugüne kadar 70 bakkal ile çok sayıda eczanenin borcunu üstlenen Erişçi, tamamen kendi bütçesinden yaklaşık 5 milyon TL harcama yapmış durumda ve bu tutarın önümüzdeki dönemde artmaya devam edeceği belirtiliyor.
Projenin en dikkat çeken yönlerinden biri, sanatçının bu yardım sürecini herhangi bir dernek ya da vakıf çatısı altında yürütmemesi olarak dikkat çekiyor ve Erişçi, kendisine ulaşarak maddi katkıda bulunmak isteyen yakın çevresindeki ünlü isimlerin tekliflerini de geri çeviriyor. Sanatçı, “Parayı sana verelim, yardımı sen ulaştır” şeklindeki taleplere karşılık olarak, herkesin kendi yardımını bizzat kendisinin yapması gerektiğini söylüyor ve kendisinin bir vakıf ya da dernek olmadığını ifade ediyor. Bu tutum, yardım sürecinin kurumsal bir yapıya dönüşmesini engelleyerek doğrudan ihtiyaç sahibine ulaşma ilkesini koruyor ve sanatçının bu yaklaşımı, yardımın aracısız bir şekilde gerçekleşmesini sağlıyor.
Veresiye defterlerinin kapatılması uygulaması, Türkiye’de özellikle küçük esnafın ve dar gelirli ailelerin ekonomik koşullarını yansıtan önemli bir gösterge olarak değerlendiriliyor ve mahalle bakkallarında, mahalle eczanelerinde ve semt fırınlarında tutulan veresiye kayıtları, aylık geliriyle gıda ve ilaç gibi temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan kesimlerin durumunu gözler önüne seriyor. Erişçi’nin bu borçları topluca kapatması, hem esnafın alacağını tahsil etmesini hem de borçlu ailelerin üzerindeki psikolojik baskının hafiflemesini sağlıyor ve sanatçının projeyi şehir şehir gezerek yürütmesi, yardımın belirli bir bölgeyle sınırlı kalmamasını mümkün kılıyor.
Müzik kariyeri boyunca geniş bir dinleyici kitlesine ulaşan Çelik Erişçi’nin bu girişimi, sanatçı-toplum ilişkisi açısından da farklı bir model ortaya koyuyor ve sahne performanslarından elde ettiği geliri bir yardım kuruluşuna aktarmak yerine bizzat yerinde harcamayı tercih eden sanatçı, yardımın etkisini doğrudan gözlemleme imkanı buluyor. Projenin yaklaşık bir buçuk yıldır kesintisiz sürmesi, girişimin tek seferlik bir kampanya olmadığını ve süreklilik arz ettiğini gösterirken, sanatçının bu çalışmayı herhangi bir sponsorluk veya destek anlaşması olmadan kendi imkanlarıyla yürütmesi, projenin sürdürülebilirliği konusunda da bir model oluşturuyor.
Projenin kapsamı ve ulaştığı tutar, son dönemde sıkça tartışılan bireysel yardımın kurumsal yardıma kıyasla etkinliği tartışmasına da somut bir örnek sunuyor ve Erişçi’nin, kendisine yöneltilen katkı tekliflerini reddederken sarf ettiği sözler, yardım sürecinde aracılığın ortadan kalkması gerektiğine dair bir yaklaşımı yansıtıyor. Sanatçının bu tutumu, herkesin kendi imkanları ölçüsünde doğrudan yardım yapması gerektiği görüşünü gündeme getirirken, projenin kamuoyunda geniş yankı bulması, bireysel sosyal sorumluluk girişimlerinin toplumsal dayanışma açısından taşıdığı potansiyeli de gözler önüne seriyor.
70 bakkal ve çok sayıda eczanenin yanı sıra fırınlardaki veresiye kayıtlarını da kapsayan çalışmanın, önümüzdeki süreçte Türkiye’nin farklı bölgelerinde yeni mahalleler eklenerek devam edeceği öğrenildi ve sanatçının sahne takvimiyle eş güdümlü yürüttüğü proje kapsamında, gidilen her şehirde öncelikle ihtiyaç sahibi mahallelerin belirlendiği ve ardından o bölgedeki esnafla iletişime geçilerek veresiye kayıtlarının incelendiği ifade ediliyor. Bu sistematik yaklaşım, yardımın dağınık bir şekilde değil planlı biçimde ulaştırılmasını sağlarken, projenin bugüne kadarki seyri ve ulaştığı maddi boyut, sanatçının bu alandaki kararlılığını ortaya koyuyor.





