Türk sinemasının en köklü isimlerinden Kadir İnanır’ın 26 Haziran’da hayatını kaybetmesinin ardından miras meselesi, sanatçının ailesi ve yakın çevresi arasında kamuoyu önünde yaşanan bir tartışmaya dönüştü. Usta oyuncunun mal varlığını hayat arkadaşı Jülide Kural’a bıraktığı yönündeki iddialar, Eylül ayında açıklanması beklenen vasiyetin tebligat engeline takılmasıyla birlikte hukuki bir boyut kazandı. Süreç, vasiyetin açıklanmasının aralık ayına ertelenmesiyle yeni bir aşamaya girdi ve taraflar arasındaki karşılıklı açıklamalar magazin gündemini uzun süre meşgul etti. İnanır’ın yeğeni Levent İnanır, dayısının iradesini zayıf bir insan olarak tanımlayıp vasiyette yazanın bir önemi olmadığını savunarak ortada bir adalet meselesi bulunduğunu öne sürdü ve bu sözler tartışmanın seyrini değiştirdi.
Levent İnanır, Nurettin Soydan’a yaptığı açıklamada kendilerine kravat bile bırakılmadığını öne sürerek hukuki yollara başvuracaklarını duyurdu ve ailenin mirastan dışlanmasına tepki gösterdi. Bu çıkışın ardından Kadir İnanır’ın eski eşi Neslihan Acar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarla tartışmaya dahil oldu ve İnanır’ın iradesine yönelik eleştirilere yanıt verdi. Acar, bir oyuncu olarak konuştuğunu belirterek Kadir İnanır’ın yol gösterici bir emekçi olduğunu vurguladı ve usta sanatçının ülkeye bıraktığı en büyük mirasın barış, adalet ve eşitlik değerleri olduğunu savundu. İnandığı değerlerden taviz vermeyen, koşullar ağırlaşsa bile iradesini koruyan bir insan portresi çizen Acar, İnanır’ın sözüyle duruşu arasındaki bağı hiç koparmadığını ifade etti ve bu tespitiyle miras tartışmasına bambaşka bir pencere açtı.
Neslihan Acar, paylaşımında Kadir İnanır’ın hayatı boyunca sergilediği kararlılık, cesaret ve direncin onu yalnızca büyük bir sanatçı olarak değil, güçlü bir vicdan sahibi olarak da hafızalara kazıdığını dile getirdi. Usta oyuncunun hayattayken sevgisini, emeğini ve dayanışmasını eksik etmediğini belirten Acar, kendisine ve evladına kattıkları için minnettar olduğunu söyledi. İnanır’ın kendilerine iradeli ve doğru insan olmanın kodlarını aktardığını kaydeden Acar, bu sözlerle Levent İnanır’ın irade sorunu iddiasına dolaylı bir yanıt vermiş oldu ve ailenin iddialarının aksine bambaşka bir İnanır portresi çizdi. Acar’ın açıklamaları, miras tartışmasının yalnızca hukuki değil duygusal bir boyut da taşıdığını gözler önüne serdi ve kamuoyunda geniş yankı buldu.
Acar, ardından ünlü insanların hayatlarının büyük bölümünün kayıt altında geçtiğini, yemek yese, yürüse, konuşsa ya da sussa görüntülendiğini hatırlatarak haklarında dayanaksız iddialar ortaya atmanın sorumsuzluk olduğunu savundu. Cehaletle birleşen bu tür söylemlerin bir gün adaletin karşısına çıkacağını öne süren Acar, en yakınlara bile utanç kalacağını ifade etti. Bu paylaşımların ardından Neslihan Acar’ın tehdit mesajları aldığı yönünde iddialar ortaya atıldı ve tartışma yeni bir boyut kazandı. Acar, bu iddiaları yalanlamak yerine doğrulayarak kamuoyuna çarpıcı bir açıklama yaptı ve yaşadıklarını tüm ayrıntısıyla anlattı.
Neslihan Acar, eski bir fotoğraf üzerinden tehdit mesajı aldığını doğrulayarak şu anda iyi olduğunu belirtti ve fotoğrafını ailesine borç bildiği için paylaştığını söyledi. Mesajın 77 yaşındaki annesine gönderilmesinin kendisi için başka bir anlam taşımadığını vurgulayan Acar, ülkenin dik duran her kadını gibi şiddet ve mobbingle karşılaştığını dile getirdi. Ülkede çok sayıda şiddet mağduru ve faili meçhul kadın bulunduğunu hatırlatan Acar, kendi meselesinin gündem işgali malzemesi olmasının utanç verici olacağını ifade etti. Doğru bildiğini söylemekten vazgeçmeyeceğini belirten Acar, “Önce adil olacaksın, sonra adalet arayacaksın” diyerek her fikrinin ve yorumunun iradesi olduğunu savundu ve bu sözlerle tartışmanın odağını yeniden adalet kavramına çevirdi.
Acar’ın açıklamalarının ardından kızı Öykü Arıca da annesine destek veren bir mesaj yayınladı ve yaşananlara kayıtsız kalmadığını gösterdi. Öykü Arıca, annesinin ayrılık sebebi olarak gösterilen yara bere içindeki fotoğrafına ve 77 yaşındaki anneannesine gönderilen mesajlara değindi ve ailesine yönelen tehditleri kamuoyuna duyurdu. Anne ve kızının peş peşe yaptığı paylaşımlar, Kadir İnanır’ın mirası etrafında dönen tartışmanın aile içi bir hesaplaşmaya dönüştüğünü ortaya koydu. Levent İnanır’ın hukuki yollara başvuracağını açıklaması ve vasiyetin aralık ayına ertelenmesi, meselenin önümüzdeki dönemde mahkeme salonlarına taşınacağını gösteriyor. Tarafların karşılıklı açıklamaları, Kadir İnanır’ın ardında bıraktığı değerlerin nasıl yorumlanacağı sorusunu da beraberinde getirdi ve tartışmanın daha uzun süre gündemde kalacağını ortaya koydu.





