SON DAKİKA

MAGAZİN

Kurtlar Vadisi Pusu Hakkında FETÖ İncelemesi Başlatıldı İddiası Gündemde

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının, eski Milli İstihbarat Teşkilatı görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevindeki şüpheli ölümüne dair yürüttüğü soruşturma, bu kez ekranların uzun soluklu yapımlarından Kurtlar Vadisi Pusu dizisini mercek altına aldı ve başsavcılığın, dizide örgütsel propaganda yapıldığı iddiaları üzerine inceleme başlatılmasına karar verdiği öne sürüldü. Soruşturma dosyasında yer alan bilgilere göre, dizide “Kazım Kaşifoğlu” adıyla yer verilen karakterin vatan haini ilan edilerek öldürülmesi ve sahnelerde kullanılan araçların plakalarında “FG” harf grubunun bulunması, Fetullahçı Terör Örgütü adına algı çalışması ve propaganda yürütüldüğü yönündeki iddiaları kamuoyunun gündemine taşıdı. Söz konusu iddiaların, başsavcılığa ulaşan yoğun ihbarlar ve kurumun kendi yaptığı resmi tespitlerle birlikte değerlendirilmesinin ardından harekete geçildiği belirtiliyor.

Alınan karar doğrultusunda, alanında uzman isimlerden oluşan özel bir bilirkişi heyetinin görevlendirildiği ifade ediliyor ve hazırlanacak raporda, dizide yer alan senaryo kurgularının, diyalogların ve alt mesajların detaylıca inceleneceği aktarılıyor. Yapılacak teknik ve içerik incelemelerinin ardından, dizinin yayınlanan bölümlerinde örgütsel talimatlar verilip verilmediği ve yapımın FETÖ ile bir illiyet bağının bulunup bulunmadığının netlik kazanacağı vurgulanıyor. Soruşturma kapsamındaki adli sürecin devam ettiği, incelemenin henüz sonuçlanmadığı kaydediliyor ve bu gelişmenin, yıllar sonra yeniden başlatılan bir soruşturmanın çerçevesini genişletmesi bakımından ayrı bir önem taşıdığı değerlendiriliyor.

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevinde ölümüne ilişkin yeniden başlatılan soruşturma sonrası dizideki tartışmalı sahneler, Kaşifoğlu karakteri üzerinden Kozinoğlu’nun ölümünün sembolize edilmesi gibi konuların tekrar gündeme gelmesine yol açtı ve özellikle sosyal medyada “Kurtlar Vadisi senaryosu FETÖ dokunuşuyla mı şekillendi?” gibi birçok yorum yapıldığı görülüyor. Dizinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan’ın ifade verdiği belirtiliyor; Şaşmaz’ın “FETÖ” söylemlerini reddettiği, buna karşın dizide teröristbaşı Gülen’e güzelleme niteliğindeki “Muhterem Bey” isminin verilmesi, darbe girişiminden önce darbe ile ilişkili site alan adlarının alınması ve dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan sahnelerin akıllara geldiği ifade ediliyor. Bu iddiaların bir kısmı kamuoyunda tartışma konusu olmayı sürdürürken, dosyaya yansıyan ayrıntılar meselenin hukuki boyutunun yanı sıra siyasi ve kültürel yansımalarıyla da ele alınmasına neden oluyor.

Soruşturma dosyasındaki tespitlere göre, Kaşif Kozinoğlu’nun Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesinden iki gün önce, 10 Kasım 2011’de yayımlanan dizinin 136. bölümünde “Kazım Kaşifoğlu” isimli karaktere yer verildi ve sahnede hücrede tutulan Kaşifoğlu’nun vatan haini ilan edilerek öldürülmesi, soruşturma dosyasına giren başlıca unsurlar arasında gösteriliyor. Dizinin üç senaristinin “bilgi sahibi” sıfatıyla ifade verdiği, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında bu ifadelerin alındığı aktarılıyor ve senaryo ile gerçek olaylar arasında kurulan bu paralellik, incelemenin odak noktalarından birini oluşturuyor. Senaristlerin anlatımları ile dosyadaki teknik bulguların hangi noktalarda örtüşeceği ise önümüzdeki süreçte netlik kazanacak.

İncelemenin, yalnızca tek bir sahneyle sınırlı kalmayıp dizinin geneline yayılması bekleniyor; bilirkişi heyetinin bölümleri tek tek ele alacağı belirtiliyor ve raporda, diyalogların yanı sıra alt metinlerin ve görsel unsurların da değerlendirileceği, plaka gibi ayrıntıların örgütsel bir mesaj taşıyıp taşımadığının araştırılacağı ifade ediliyor. Dizinin yayınlandığı dönemde geniş bir izleyici kitlesine ulaşması, tartışmanın boyutunu ve kamuoyundaki yankısını artırıyor; yapımla ilgili iddialar, hem hukuki hem de kültürel açıdan farklı kesimlerce değerlendiriliyor. Bu çerçevede, dizinin geniş bir arşive sahip olması nedeniyle inceleme sürecinin kapsamlı bir çalışma gerektirdiği vurgulanıyor.

Süreç, Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturmanın bir parçası olarak ilerliyor ve diziye dair incelemenin bu dosyaya eklenmesiyle birlikte yeni bir boyut kazandığı görülüyor; senaristlerin ifadeleri ile dosyadaki teknik tespitlerin ne yönde örtüşeceği, hazırlanacak bilirkişi raporuyla netleşecek. İddiaların doğruluğu henüz resmi olarak teyit edilmiş değil ve soruşturmanın seyri, dosyada toplanan delillerin ve ifadelerin değerlendirilmesine bağlı olarak şekillenecek. Dizinin yayın geçmişi ile soruşturma konusu olaylar arasındaki zaman ilişkisi, incelemenin uzun süre konuşulacak başlıklarından biri olarak öne çıkıyor ve kamuoyunun bu konudaki beklentisi her geçen gün artıyor.

İlgili Makaleler