Üniversiteye geçiş sürecinde ön lisans mezunlarının lisans programlarına devam edebilmesi için girdiği Dikey Geçiş Sınavı, her yıl binlerce adayın kaderini belirleyen kritik bir eşik olarak öne çıkıyor ve bu yıl da sınav sonuçlarının ardından yerleştirme maratonu tamamlanırken, ilk tercihlerde istediği programa yerleşemeyen öğrenciler için ek yerleştirme süreci belirleyici bir fırsat penceresi oluşturuyor. Özellikle vakıf ve devlet üniversitelerinde boş kalan kontenjanların adayların erişimine açılacağı bu dönemde, süreci yöneten resmi takvimin duyurulması merakla bekleniyor; dolayısıyla ek tercih aşaması, hem öğrencilerin akademik planlamaları hem de üniversitelerin öğrenci kabul stratejileri açısından dikkatle izlenen bir başlık haline geldi ve sürecin her aşaması adaylar tarafından yakından takip ediliyor.
2026 Dikey Geçiş Sınavı kapsamında tercih işlemleri 27 Ağustos ile 3 Eylül tarihleri arasında tamamlandı ve yerleştirme sonuçları 8 Eylül 2026 tarihinde açıklandı; bu takvimin ardından ilk yerleştirmede herhangi bir yükseköğretim programına yerleşemeyen adaylar için ek tercih süreci devreye giriyor, ancak ek yerleştirmenin hangi tarihlerde yapılacağı henüz ÖSYM tarafından resmi olarak duyurulmadı. Adayların büyük bölümü, boş kalan kontenjanların ilan edileceği kılavuzun ne zaman yayımlanacağını ve başvuruların nasıl alınacağını öğrenmek için kurumun açıklamalarını bekliyor; bu belirsizlik döneminde adayların sosyal medyada dolaşan çeşitli iddialara itibar etmemesi ve yalnızca resmi kanallardan gelecek bilgilere güvenmesi gerekiyor.
Geçtiğimiz yılın takvimi, bu yıl için bir öngörü oluşturulmasına yardımcı oluyor; 2025 yılında DGS yerleştirme sonuçları 8 Eylül’de ilan edilmiş, ek tercih işlemleri ise 7-13 Ekim 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilmişti ve bu çerçevede 2026 DGS ek tercihlerinin de ekim ayının ilk haftalarında başlaması yönünde bir beklenti oluşmuş durumda. Fakat geçmiş yıl takvimine dayanan bu tahmin, resmi bir taahhüt niteliği taşımıyor; kesin tarihler ancak ÖSYM’nin yayımlayacağı duyuruyla netlik kazanacak ve bu nedenle adayların takvimle ilgili spekülatif bilgilere değil, kurumun resmi kanallarından yapacağı açıklamalara itibar etmesi gerekiyor.
Ek tercih kılavuzunun da henüz yayımlanmadığı görülüyor; ÖSYM’nin ek yerleştirme sürecini başlatmasıyla birlikte kılavuzun adayların erişimine açılması bekleniyor ve bu belgede üniversitelerin ilk yerleştirme sonrasında açık kalan kontenjanları, programlara dair bilgiler, taban puanlar ile ek tercih işlemlerine dair kuralların bulunacağı tahmin ediliyor. Adayların tercihlerini oluştururken bu belgedeki program koşullarını ve puan türlerini dikkatle incelemesi, yerleşme şansını doğrudan etkileyen bir unsur olarak öne çıkıyor; kılavuzun yayımlanmasıyla birlikte hangi programların kontenjan açtığı ve hangi puan aralıklarının geçerli olduğu da netleşecek.
Ek tercih sürecine kimlerin başvurabileceği sorusu da adayların gündeminde yer alıyor; ilk yerleştirmede bir programa yerleşemeyen ön lisans mezunları bu süreçten yararlanma hakkına sahip oluyor ve başvuruların nasıl ve nereden yapılacağına ilişkin usuller, ÖSYM’nin yayımlayacağı kılavuzda ayrıntılı biçimde açıklanacak. Adayların tercih işlemlerini belirlenen tarih aralığında tamamlaması ve gerekli belgeleri eksiksiz hazırlaması, sürecin sorunsuz ilerlemesi açısından belirleyici rol oynuyor; bu aşamada yapılan bir hata veya kaçırılan bir tarih, adayın yerleşme imkânını tamamen ortadan kaldırabiliyor.
DGS ek yerleştirme dönemi, yalnızca bireysel bir tercih süreci olmanın ötesinde, üniversitelerin öğrenci kontenjanlarının doluluk oranını ve bölümlerin akademik kapasitesini de doğrudan etkileyen yapısal bir işlev taşıyor; boş kalan kontenjanların değerlendirilmesi, hem kaynakların verimli kullanılması hem de öğrencilerin eğitim hakkından yararlanması açısından kritik bir denge noktası oluşturuyor. Bu nedenle ek tercih takviminin zamanında duyurulması ve sürecin şeffaf biçimde yürütülmesi, tüm paydaşlar için belirleyici bir önem taşıyor; adayların resmi açıklamaları düzenli olarak kontrol etmesi ve kılavuz yayımlandığında tercih stratejilerini buna göre güncellemesi gerekiyor.





